Jean Adrienne Arınma Sistemi | 2. Seviye JAAS Seansı
Jean Adrienne Arınma Sistemi | 2. Seviye JAAS Seansı | Bireysel Seans
Jean Adrienne Arınma Sistemi (JAAS), Psikolog Jean Adrienne tarafından yüksek boyutlu bilinçten alınarak Işık Dili ile yazılmış, 144 dosyadan oluşan eşsiz bir arınma ve dönüşüm sistemidir. Bu sistem, kişinin yaşadığı konunun ruhsal, duygusal, zihinsel ve fiziksel kökenlerine inerek sadece semptomları değil, nedenleri de dönüştürmeyi hedefler.
Her seans, danışanın taşıdığı konuya göre derin bir niyetle başlar. Sistem; kök inançları, atalardan gelen bilinçaltı mirasları, geçmiş yaşam etkilerini, başkalarına rezonansla çekilen yükleri tespit eder. Kast testi ile açığa çıkan dosyalar aracılığıyla danışanın yaşadığı durumun arkasında yatan gerçek kaynak belirlenir.
Bu çalışmada sadece ne olduğu değil, neden olduğu, nasıl başladığı, ruhun bu olaylardan nasıl etkilendiği anlaşılır. Olayın enerjisel izi, duygusal yansıması ve bilinçaltı kodları çözülür. Ardından ilahi rehberliğin yönlendirmesiyle tüm arınmalar yapılır. Seans sonunda sistemin verdiği “yüksek benlik hediyesi” danışana aktarılır. Bu, kişinin artık eski enerjiyle değil, yeni ve daha yüksek bir bilinç frekansıyla yol almasını sağlar.
Çalışılan konu eğer tek bir nedene bağlıysa, dönüşüm tek seansta tamamlanır. Ancak çok katmanlı bir konuysa, sistem devam seansı önerir. Bu durumda işlem süresi bilgisi alınır ve kişi, bu süre boyunca dönüşümünü yavaş yavaş sindirir. Böylece ani şifa krizleri yaşanmaz, ruh-zihin-beden uyum içinde ilerler.
Jean Adrienne Arınma Sistemi (JAAS), sadece bir seans değil; kişinin ruhsal yolculuğunda ona eşlik eden kutsal bir kapıdır. Her seans bir geçit, her geçit bir yükseliştir.
Seanslar online veya ofiste yüz yüze olarak yapılmaktadır. Her seans yaklaşık 60–75 dakika sürer.
Frekansın Gerçeğini Yaratır!
Hayattaki her şey enerjidir ve bizim içsel frekansımızın dış dünyadaki yansımasıdır. Fiziksel gerçeklik dediğimiz dünya, aslında bilinçaltımızda taşıdığımız inançlar, hisler ve kayıtlarla şekillenir. İç dünyamızda ne varsa, dışarıda da onun bir aynasını görürüz.
Bazı blokajlar farkındalığımıza çıkmış olabilir; biz bunların bilincindeyizdir. Ama bazıları ise çok daha derin katmanlarda gizlidir ve farkında olmadan yaşamımızı yönlendirir. Bilinçaltı dediğimiz alan, işte bu görünmeyen derin yapıdır. Bu yüzden fiziksel dünyada yaşadığımız herhangi bir durumu kalıcı olarak dönüştürmek istiyorsak, önce onun enerjisel kökenine inmemiz gerekir.
İç dünyamızda gerçekleştirdiğimiz her şifa ve dönüşüm, dış dünyada da yeni bir gerçekliğin kapısını açar. Çünkü biz değiştiğimizde, yaydığımız frekans değişir. Ve yeni frekans, hayatımıza yeni deneyimleri çeker.
İşte bu yüzden bu spiritüel çalışmalar, seanslar ve eğitimler; sadece bir anlık iyilik hâli değil, bütünsel bir yaşam dönüşümüdür. İçten başlar, dışa taşar. Ve sonunda kişi, kendi gerçekliğinin bilinçli yaratıcısı olur.